Gastroözofageal reflü hastalığı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması nedeniyle göğüs arkasında yanma, ağza acı veya ekşi su gelmesi, boğazda tahriş, kronik öksürük, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi yakınmalara yol açabilen bir sindirim sistemi problemidir. Bazı hastalarda yaşam tarzı düzenlemeleri ve ilaç tedavisi şikâyetlerin kontrol altına alınmasını sağlayabilir. Ancak yakınmaların uzun süre devam ettiği, ilaç kullanımına rağmen yeterli düzelmenin görülmediği, mide fıtığının eşlik ettiği veya reflüye bağlı komplikasyonların geliştiği durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Bu noktada Kocaeli reflü ameliyatı konusunda deneyimli bir genel cerrah tarafından yapılacak ayrıntılı muayene, doğru tanının konulması ve tedavinin hastaya özel planlanması büyük önem taşır.
Doç. Dr. Çağrı Tiryaki Kocaeli Özel Akademi Hastanesi bünyesinde hizmet veren obezite ve genel cerrahi uzmanı akademik cerrahtır. Klinik deneyimi ve akademik geçmişiyle sindirim sistemi hastalıkları, reflü, mide fıtığı, obezite cerrahisi ve genel cerrahinin farklı alanlarında hastalarını değerlendirmektedir. Başta Kocaeli olmak üzere İstanbul, Yalova, Türkiye’nin farklı illeri ve yurt dışından başvuran hastalara hizmet sunmaktadır. Hekimin resmî internet sitesinde reflü hastalığı ve mide fıtığının uzmanlık alanları arasında bulunduğu, gerekli hastalarda fundoplikasyonun ve laparoskopik yaklaşımın değerlendirilebildiği belirtilmektedir.
Kocaeli reflü ameliyatı Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?
Reflü şikâyeti yaşayan her hastanın ameliyat olması gerekmez. Tedavinin ilk aşamasında beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, fazla kilo varsa kilo kontrolünün sağlanması, yatış ve öğün düzeninin değiştirilmesi, sigara kullanımının bırakılması ve hekim tarafından uygun görülen ilaçların kullanılması gündeme gelebilir. Cerrahi değerlendirme ise reflünün objektif olarak doğrulandığı ve hastanın mevcut tedavilere rağmen belirgin yakınmalar yaşamaya devam ettiği durumlarda önem kazanır. Sürekli mide yanması, gece artan şikâyetler, yemek sonrasında ağza acı su gelmesi, uyku kalitesinin bozulması, kronik öksürük veya ses kısıklığı gibi belirtiler hastanın günlük yaşamını ciddi ölçüde etkileyebilir.
Mide fıtığı reflü hastalığıyla birlikte görülebilen önemli durumlardan biridir. Midenin bir bölümünün diyaframdaki açıklıktan göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesi, yemek borusu ile mide arasındaki doğal kapak mekanizmasının işlevini bozabilir. Büyük mide fıtıklarında, ilaçlara rağmen devam eden yakınmalarda ya da yemek borusunda tahriş ve hasar geliştiğinde cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Fundoplikasyon olarak adlandırılan ameliyatta, mide ile yemek borusu arasındaki geçiş bölgesinin güçlendirilmesi amaçlanır. Mide fıtığı mevcutsa aynı seansta fıtığın onarılması da planlanabilir. İşlemin kapsamı kullanılacak teknik ve cerrahinin hastaya sağlayabileceği fayda; muayene, tetkikler ve kişisel sağlık koşulları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Uluslararası cerrahi rehberleri doğrulanmış kronik veya tedaviye dirençli reflü hastalığı bulunan yetişkinlerde cerrahi tedavinin değerlendirilebileceğini belirtir. Rehberlerde laparoskopik veya robotik yaklaşım ile kısmi ya da tam fundoplikasyon seçeneklerinin, cerrah ile hastanın ortak karar süreci içinde ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu nedenle Kocaeli reflü ameliyatı araştıran bir kişinin yalnızca şikâyetlerine dayanarak ameliyat kararı vermesi doğru değildir. Cerrahi adaylığın bilimsel verilerle doğrulanması, beklenen yararların ve olası risklerin ayrıntılı biçimde konuşulması gerekir.
Doç. Dr. Çağrı Tiryaki’nin sindirim sistemi cerrahisi ve endoskopik işlemlerdeki deneyimi, reflü hastalarının bütüncül değerlendirilmesine katkı sağlar. Reflünün yalnızca mide yanması şeklinde ortaya çıkmadığı, safra kesesi hastalıkları, gastrit, ülser, yemek borusu problemleri veya başka sindirim sistemi rahatsızlıklarıyla karışabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle doğru tanı gereksiz tedavilerin önlenmesi ve gerçekten cerrahiden yarar görebilecek hastaların belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Reflü hastalığının uzun süre kontrol altına alınamaması bazı hastalarda yemek borusunda tahriş ve doku değişiklikleri gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Bununla birlikte belirtilerin şiddeti ile yemek borusunda meydana gelen değişiklikler her zaman aynı düzeyde olmayabilir. Bir hastanın yoğun şikâyetleri bulunmasına rağmen endoskopik bulguları sınırlı olabilirken başka bir hastada daha hafif yakınmalarla birlikte belirgin hasar görülebilir. Bu nedenle cerrahi karar yalnızca şikâyetlerin ne kadar rahatsız edici olduğuna göre değil muayene ve tetkiklerin tamamı değerlendirilerek verilmelidir.
Kocaeli reflü ameliyatı Öncesinde Tanı ve Değerlendirme Süreci
Reflü cerrahisinin sonuçlarını etkileyen temel unsurlardan biri ameliyat öncesi değerlendirmenin ayrıntılı yapılmasıdır. Hastanın şikâyetlerinin ne zaman başladığı, hangi gıdalarla arttığı, gece yakınmalarının bulunup bulunmadığı daha önce kullanılan ilaçlar, mevcut kronik hastalıklar, geçirilmiş ameliyatlar ve kilo durumu dikkatle incelenir. Göğüste yanma şikâyeti bazen kalp hastalıklarıyla karışabileceği için belirtilerin niteliği ve eşlik eden bulgular özenle değerlendirilmelidir. Ani veya şiddetli göğüs ağrısı gibi acil belirtilerde doğrudan bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.
Gastroskopi, reflü hastalığının değerlendirilmesinde önemli bir inceleme yöntemidir. İnce ve esnek bir kamera yardımıyla yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağı görüntülenir. Bu işlem sayesinde yemek borusunda reflüye bağlı tahriş, ülser, darlık, mide fıtığı veya farklı mide hastalıkları araştırılabilir. Gerektiğinde şüpheli bölgelerden biyopsi alınarak dokular laboratuvar ortamında incelenebilir. Elde edilen bulgular, hastanın cerrahi tedaviye uygun olup olmadığının belirlenmesine yardımcı olur.
Doç. Dr. Çağrı Tiryaki; gastroskopi, kolonoskopi, rektosigmoidoskopi, diğer adıyla rektoskopi veya proktoskopi, endoskopik mide balonu uygulaması ve gastroskopi ile mide botoksu gibi endoskopik işlemleri gerçekleştirmektedir. Resmî internet sitesinde de gastroskopinin reflü, gastrit ve mide ülseri gibi hastalıkların tanısında kullanılan bir yöntem olduğu ifade edilmektedir.
Her reflü hastasında aynı tetkiklerin yapılması gerekmeyebilir. Hastanın durumuna göre yemek borusu hareketlerini ve kas fonksiyonlarını değerlendiren manometri, asit kaçağını ölçen pH incelemesi veya ek görüntüleme yöntemleri istenebilir. Çok disiplinli reflü rehberleri, tipik yakınmaları bulunan cerrahi adaylarında üst endoskopi, manometri ve pH testinin değerlendirme sürecinde önemli olabileceğini belirtmektedir. Bu testlerin amacı yalnızca reflüyü doğrulamak değil aynı zamanda uygulanacak cerrahi tekniğin seçimine yardımcı olmak ve ameliyat sonrasında yutma güçlüğü gibi sorunların riskini azaltmaktır.
Manometri incelemesiyle yemek borusunun kasılma gücü ve yutma sırasındaki hareket düzeni değerlendirilebilir. pH ölçümü ise belirli bir süre boyunca yemek borusuna ulaşan asit miktarı hakkında bilgi sağlayabilir. Bazı hastalarda asit olmayan mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını değerlendirmek amacıyla ek ölçümler de kullanılabilir. Bu incelemelerin gerekli olup olmadığına hastanın belirtileri endoskopi sonucu ve daha önce uygulanan tedavilere verdiği yanıt doğrultusunda karar verilir.
Kocaeli reflü ameliyatı öncesinde kilo durumunun değerlendirilmesi de önemlidir. Obezite karın içi basıncı artırarak reflü yakınmalarını şiddetlendirebilir ve tedavi planını etkileyebilir. Doç. Dr. Çağrı Tiryaki obezite alanında cerrahi ve cerrahi olmayan, bilimsel temelli yöntemler sunmaktadır. Tüp mide, gastrik bypass, endoskopik mide balonu ve mide botoksu gibi seçenekler her hastaya aynı biçimde uygulanmaz. Vücut kitle indeksi, eşlik eden hastalıklar, beslenme alışkanlıkları ve reflünün derecesi birlikte ele alınır.
Özellikle obezite ile reflünün aynı anda bulunduğu hastalarda yalnızca reflüyü değil kilo sorununu da dikkate alan kapsamlı bir tedavi planı oluşturulması gerekir. Hastanın mevcut kilo düzeyi, daha önce uyguladığı diyet programları, metabolik hastalıkları ve beklentileri incelenerek uygun yöntem belirlenir. Bazı kişilerde reflüye yönelik cerrahi öne çıkarken bazı hastalarda kilo kontrolünü de sağlayabilecek farklı bir cerrahi seçeneğin değerlendirilmesi gerekebilir. Karar ayrıntılı incelemenin ardından hasta ile birlikte verilmelidir.
Kocaeli reflü ameliyatı Sürecinde Doç. Dr. Çağrı Tiryaki’nin Yaklaşımı
Reflü ameliyatında temel hedef mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını azaltan doğal bariyeri yeniden güçlendirmektir. Mide fıtığı varsa diyaframdaki genişlemiş açıklık onarılabilir. Ardından midenin üst bölümü, yemek borusunun alt kısmı çevresinde uygun şekilde konumlandırılarak fundoplikasyon yapılabilir. Cerrahi çoğu hastada küçük kesilerle uygulanan laparoskopik yöntemle planlanabilir. Kapalı cerrahi yaklaşımı, uygun hastalarda daha küçük kesiler daha az ameliyat sonrası ağrı ve günlük yaşama daha erken dönüş gibi avantajlar sağlayabilir. Bununla birlikte her hastanın anatomisi, daha önce geçirdiği ameliyatlar ve genel sağlık durumu farklı olduğundan yöntem seçimi kişiye özel yapılmalıdır.
Fundoplikasyon işlemi tam veya kısmi şekilde uygulanabilir. Tam fundoplikasyonda midenin üst kısmı yemek borusunun çevresine tamamen sarılırken kısmi yöntemde daha sınırlı bir sarma işlemi yapılır. Hangi yöntemin seçileceği yemek borusunun kasılma fonksiyonu, hastanın yutma durumu, reflünün şiddeti, mide fıtığının büyüklüğü ve cerrahın değerlendirmesine göre belirlenir. Amaç reflüyü kontrol altına alırken hastanın rahat biçimde yutabilmesini ve beslenebilmesini sağlamaktır.
Doç. Dr. Çağrı Tiryaki’nin genel cerrahi, laparoskopi, endoskopi, sindirim sistemi hastalıkları ve obezite cerrahisi alanlarındaki akademik ve klinik birikimi, reflü hastalarının tek yönlü değil kapsamlı biçimde ele alınmasını destekler. Kocaeli Özel Akademi Hastanesi’nde yürütülen değerlendirme sürecinde hastanın şikâyetleri, tetkik sonuçları mide fıtığının varlığı, kilo durumu ve yaşam beklentileri birlikte incelenir. Amaç yalnızca ameliyatı gerçekleştirmek değil; doğru hastaya, doğru zamanda ve uygun teknikle müdahale etmektir.
Kocaeli reflü ameliyatı için başvuran hastaların önemli bir bölümü uzun süredir ilaç kullanan, yemek düzenini değiştirmesine rağmen şikâyetleri devam eden veya gece reflüsü nedeniyle uyku kalitesi bozulan kişilerden oluşabilir. Bazı hastalar ise sürekli ilaç kullanmak istemediği için cerrahi seçeneği araştırabilir. Ancak ilaç kullanımını bırakma isteği tek başına ameliyat kararı için yeterli değildir. Reflünün testlerle doğrulanması ameliyatın belirtiler üzerinde beklenen etkisinin değerlendirilmesi ve alternatif tedavilerin konuşulması gerekir. Cerrah ile hasta arasındaki açık iletişim beklentilerin gerçekçi biçimde belirlenmesine yardımcı olur.
Ameliyat öncesinde hastaya uygulanacak yöntem, anestezi süreci, hastanede kalış, beslenme düzeni, işe dönüş süresi ve olası komplikasyonlar anlatılmalıdır. Fundoplikasyon sonrasında geçici yutma güçlüğü, şişkinlik, geğirmede azalma veya gaz yakınmaları görülebilir. Bu risklerin düzeyi kullanılan tekniğe ve hastanın özelliklerine göre değişebilir. Kısmi veya tam fundoplikasyon tercihi de bu değerlendirmelerin sonucunda yapılır. Doç. Dr. Çağrı Tiryaki’nin akademik cerrah kimliği ve sindirim sistemi cerrahisindeki deneyimi bilimsel verilerin klinik kararlara yansıtıldığı kişiye özel bir yaklaşım sunulmasına imkân verir.
Kocaeli’nin yanı sıra İstanbul ve Yalova’dan başvuran hastalar için ulaşılabilir bir merkezde hizmet verilmesi; muayene, tetkik, ameliyat ve takip süreçlerinin planlanmasını kolaylaştırabilir. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gelen hastalar için ise tedavi programının yolculuk ve konaklama koşulları dikkate alınarak düzenlenmesi önem taşır. Reflü cerrahisi yalnızca ameliyat gününden ibaret olmadığı için ameliyat öncesi hazırlık ve ameliyat sonrası kontrollerin sürekliliği tedavinin önemli bir parçasıdır.
Kocaeli reflü ameliyatı Sonrasında Takip ve Yaşam Kalitesi
Reflü ameliyatından sonraki dönem iyileşmenin sağlıklı ilerlemesi ve yeni mide-yemek borusu mekanizmasına uyum sağlanması açısından dikkat gerektirir. İlk günlerde ve haftalarda beslenme düzeni cerrahın önerilerine göre aşamalı biçimde planlanır. Sıvı ve yumuşak gıdalarla başlayan süreçte küçük lokmalar almak, yiyecekleri iyi çiğnemek, hızlı yememek ve gazlı içeceklerden uzak durmak gerekebilir. Hastanın ne zaman normal beslenmeye geçeceği ameliyatın kapsamına ve iyileşme hızına göre belirlenir. Ağır kaldırma ve yoğun egzersiz konusunda da cerrahın önerdiği süreye uyulmalıdır.
Ameliyat sonrası ilk dönemde yemeklerin yavaş tüketilmesi önemlidir. Yeni oluşturulan kapak mekanizmasının çevresinde geçici ödem meydana gelebileceği için büyük ve iyi çiğnenmemiş lokmalar rahatsızlığa neden olabilir. Hastaların beslenme programına uyması, yeterli sıvı alması ve önerilen kontrol tarihlerinde muayeneye gelmesi iyileşme sürecinin düzenli izlenmesine yardımcı olur. Kullanılan ilaçların ne zaman azaltılacağına veya bırakılacağına da cerrahın değerlendirmesiyle karar verilmelidir.
Ameliyat sonrasında reflü yakınmalarının azalması beklenebilse de hiçbir cerrahi işlem için herkeste aynı sonucu garanti etmek mümkün değildir. Hastanın doğru seçilmesi, reflünün ameliyat öncesinde objektif olarak doğrulanması, uygun cerrahi tekniğin uygulanması ve takip önerilerine uyulması sonuçları etkileyen başlıca unsurlardır. Kontrol randevuları sırasında yutma durumu, beslenme toleransı, kilo değişimi ve devam eden şikâyetler değerlendirilir. Yeni başlayan şiddetli ağrı, ateş, sürekli kusma, beslenememe veya nefes darlığı gibi belirtilerde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Doç. Dr. Çağrı Tiryaki Kocaeli Özel Akademi Hastanesi’nde genel cerrahinin tüm alanlarında hizmet verirken reflü ve mide fıtığı gibi üst sindirim sistemi hastalıklarını da kapsamlı biçimde değerlendirmektedir. Gastroskopiden ileri cerrahi planlamaya, obeziteyle ilişkili sorunlardan ameliyat sonrası takibe kadar uzanan yaklaşım; hastanın yalnızca tek bir şikâyetine değil genel sağlık durumuna odaklanır. Bu bütüncül bakış, özellikle reflü ile fazla kilonun, mide fıtığının veya başka sindirim sistemi sorunlarının birlikte bulunduğu hastalarda önem kazanır.
Kocaeli reflü ameliyatı hakkında bilgi almak isteyen hastalar için ilk adım ayrıntılı bir genel cerrahi muayenesidir. Muayene sonrasında gerekli tetkikler belirlenir, reflünün derecesi ve mide fıtığının bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Cerrahi uygun görülürse uygulanabilecek yöntem beklenen yararlar, olası riskler ve iyileşme süreci hastayla paylaşılır. Cerrahi uygun değilse ilaç tedavisi yaşam tarzı düzenlemeleri veya ilgili branşlarla ortak takip gibi alternatifler planlanabilir.
Doç. Dr. Çağrı Tiryaki’nin akademik geçmişi, klinik deneyimi ve endoskopik uygulamalardaki yetkinliği; Kocaeli, İstanbul, Yalova ve farklı bölgelerden gelen hastalara güvenilir bir değerlendirme süreci sunmayı amaçlamaktadır. Reflü yakınmaları günlük yaşamı etkiliyorsa uzun süreli ilaç kullanımına rağmen devam ediyorsa veya mide fıtığı şüphesi bulunuyorsa uzman bir genel cerrah tarafından değerlendirilmek önemlidir. Doğru tanı ve kişiye özel tedavi planıyla Kocaeli reflü ameliyatı uygun hastalarda reflüye bağlı yakınmaların kontrol altına alınmasına ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik etkili seçeneklerden biri olabilir.
Kocaeli reflü ameliyatı, gastroözofageal reflü hastalığının cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesini amaçlayan bir işlemdir. Reflüde mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması; mide yanması, ağıza acı su gelmesi, göğüs bölgesinde rahatsızlık ve gece öksürüğü gibi yakınmalara yol açabilir. Cerrahi tedavi her reflü hastası için gerekli değildir. Doç. Dr. Çağrı Tiryaki tarafından yapılacak ayrıntılı değerlendirme sonrasında hastanın Kocaeli reflü ameliyatı için uygun olup olmadığı belirlenebilir.
Kocaeli reflü ameliyatı, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı düzenlemelerine rağmen şikâyetleri devam eden veya anatomik bir probleme bağlı reflü yakınmaları bulunan uygun hastalarda değerlendirilebilir. Mide fıtığı, yemek borusunda reflüye bağlı hasar veya uzun süredir devam eden yakınmalar cerrahi değerlendirmeyi gerekli hale getirebilir. Kocaeli reflü ameliyatı kararı yalnızca hastanın şikâyetlerine göre değil; muayene, tetkikler ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Kocaeli reflü ameliyatı öncesinde hastanın reflü şikâyetlerinin nedenini ve şiddetini belirlemek amacıyla çeşitli incelemelere ihtiyaç duyulabilir. Gastroskopi başta olmak üzere gerekli görülen hastalarda yemek borusu ve mideyi değerlendirmeye yönelik ilave testler planlanabilir. Doç. Dr. Çağrı Tiryaki tarafından Kocaeli reflü ameliyatı planlanırken hastanın mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar, önceki tedavileri ve tetkik sonuçları birlikte değerlendirilir.
Kocaeli reflü ameliyatı çoğu uygun hastada kapalı cerrahi yöntemler kullanılarak planlanabilir. Operasyonun temel amacı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını azaltacak anatomik düzenlemeyi sağlamaktır. Hastada mide fıtığı bulunması durumunda fıtığın onarılması da cerrahi planın bir parçası olabilir. Kocaeli reflü ameliyatı sırasında uygulanacak yöntemin ayrıntıları hastanın anatomik özelliklerine ve mevcut sağlık durumuna göre belirlenir.
Reflü hastalığı ile mide fıtığı bazı hastalarda birlikte görülebilir. Böyle bir durumda Kocaeli reflü ameliyatı planlanırken mide fıtığının boyutu ve hastanın şikâyetleri de değerlendirilir. Cerrahi açıdan uygun hastalarda mide fıtığının onarılması ile reflüyü kontrol etmeye yönelik işlem aynı operasyon içerisinde gerçekleştirilebilir. Kocaeli reflü ameliyatı için uygulanacak cerrahi plan, her hastanın durumuna göre kişiselleştirilmelidir.
Kocaeli reflü ameliyatı sonrasındaki iyileşme süresi uygulanan cerrahi yöntem, hastanın genel sağlık durumu ve ameliyatın kapsamına göre değişebilir. Ameliyat sonrasında beslenme aşamalı olarak düzenlenir ve hastanın günlük aktivitelerine kontrollü biçimde dönmesi önerilir. Kocaeli reflü ameliyatı sonrasında hekim kontrollerinin aksatılmaması, beslenme önerilerine uyulması ve yeni gelişen şikâyetlerin takip edilmesi iyileşme sürecinin önemli parçalarıdır.
Kocaeli reflü ameliyatı sonrasında beslenme programı hastanın operasyonuna ve iyileşme durumuna göre aşamalı olarak planlanır. İlk dönemde sıvı veya yumuşak kıvamlı besinler tercih edilebilir ve daha sonra normal beslenmeye kontrollü geçiş yapılabilir. Küçük porsiyonlarla yemek, yiyecekleri iyi çiğnemek ve hekimin önerdiği beslenme programına uymak önemlidir. Kocaeli reflü ameliyatı sonrasındaki beslenme süreci kişiye özel olarak değerlendirilmelidir.
Her cerrahi girişimde olduğu gibi Kocaeli reflü ameliyatı da bazı olası riskler taşır. Kanama, enfeksiyon, anesteziye bağlı sorunlar, yutma güçlüğü, gaz ve şişkinlik gibi durumlar cerrahi sonrasında görülebilecek sorunlar arasında değerlendirilebilir. Risklerin düzeyi hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve uygulanacak cerrahi yönteme göre farklılık gösterebilir. Bu nedenle Kocaeli reflü ameliyatı öncesinde olası yararlar ve riskler cerrah ile ayrıntılı biçimde görüşülmelidir.
Kocaeli reflü ameliyatı reflü şikâyetlerinin kontrol altına alınmasını hedefler ancak hiçbir cerrahi işlem için her hastada ömür boyu aynı sonucun garanti edilmesi mümkün değildir. Kilo değişiklikleri, beslenme alışkanlıkları, anatomik faktörler ve kişisel sağlık özellikleri uzun dönem sonuçları etkileyebilir. Kocaeli reflü ameliyatı sonrasında sağlıklı kilonun korunması, uygun beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi ve düzenli kontroller uzun dönem takip açısından önemlidir.
Kocaeli reflü ameliyatı hakkında değerlendirme almak isteyen hastalar Doç. Dr. Çağrı Tiryaki’ye başvurarak mevcut şikâyetleri, daha önce kullandıkları tedaviler ve tetkikleri hakkında ayrıntılı görüşme yapabilir. Muayene ve gerekli incelemeler sonrasında reflünün nedeni belirlenerek ilaç tedavisi, yaşam tarzı değişiklikleri veya cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Kocaeli reflü ameliyatı için öncelikli amaç, hastanın gerçekten cerrahi tedaviden fayda görüp görmeyeceğini belirlemek ve kişiye uygun bir tedavi planı oluşturmaktır.
İletişim
Sorularınız ve randevu talepleriniz için bize ulaşın. İlk muayene ücretsizdir.
Adres
Ovacık Mah. D-100 Karayolu No:22-24, Başiskele/Kocaeli
Telefon
Hastane
Kocaeli Özel Akademi Hastanesi
Bilgilerinizi bırakın, sizi arayalım — ücretsiz ilk muayene